Türkiye’de borsa artık yatırım yapılan bir piyasa olmaktan çıktı, organize soygun alanına dönüştü. Üretenin, istihdam yaratanın, gerçekten büyüyenin değil; hikâye yazanın, korku yayanın, konkordato ilan edip adres değiştirenin kazandığı bir düzen kuruldu.

Bu düzenin kaybedeni kim mi?
Cevap net: Küçük yatırımcı.

Bir hisse düşünün…
Önce parlatılıyor. “Büyük proje”, “teslimler başlıyor”, “arsa değeri yüksek”, “ralli geliyor” denilerek binlerce insan içeri alınıyor. Ardından sahne değişiyor:
İmar sorunu çıktı
Nakit sıkışıklığı var
Konkordato başvurusu

Sonra ne oluyor?
Borsa İstanbul hisseleri yakın izleme pazarına alıyor. Fiyat çöküyor. Panik başlıyor. Telegram grupları, YouTube yayınları, X hesapları devreye giriyor:
“Bu şirket bitti”,
“Buradan dönüş yok”,
“İflas kaçınılmaz”.

Küçük yatırımcı korkuyor.
Çünkü kaybedecek başka şeyi yok.
Ve elindekini üç kuruşa satıyor.

Tam da o noktada kim devreye giriyor biliyor musunuz?
Aynı hisseleri dipten toplayanlar.
Aynı patron.
Aynı çevre.
Aynı “bilen” ekip.

Bir süre sonra sahne yeniden değişiyor:
Sorun çözüldü
İmar imzaları tamam
Teslimler başlıyor
Konkordato geri çekildi

Hisse tavan.
Servet transferi tamam.

Bu bir tesadüf mü?
Hayır.
Bu planlı, aşamalı ve defalarca uygulanmış bir model.

Daha vahimi ne biliyor musunuz?
Bu süreçler yaşanırken:

  • Aynı grubun başka şirketleri SPK’dan bedelli/bedelsiz sermaye artırımı izni alabiliyor,

  • Aynı isimler yönetim kurullarında kalabiliyor,

  • Aynı aktörler piyasada kanaat önderi gibi dolaşabiliyor.

Yani bir şirket konkordato ilan ederken, kardeş şirketi küçük yatırımcıdan para toplamaya devam edebiliyor.
Bu nasıl bir denetimdir?
Bu nasıl bir piyasa ahlakıdır?

Bugün mesele sadece para değil.
Bugün mesele adalet.

Borsaya güven kalmazsa:

  • Tasarruf yastık altına kaçar,

  • Sermaye piyasası kurur,

  • Gençler “yatırım” kelimesini dolandırıcılıkla eş anlamlı görür.

Ve en tehlikelisi:
“Nasıl olsa yapanın yanına kâr kalıyor” algısı yerleşir.

Eğer bu ülke gerçekten sermaye piyasası istiyorsa,
artık şu sorular sorulmalı:

  • Konkordato ilan eden bir grubun diğer şirketleri neden serbestçe sermaye artırabiliyor?

  • Aynı isimler neden sürekli benzer senaryolarla karşımıza çıkıyor?

  • SPK, Borsa İstanbul ve yargı bu filmin kaçıncı tekrarında devreye girecek?

Küçük yatırımcı sadaka istemiyor.
Sadece adil oyun istiyor.

Ama görünen o ki;
bu düzende adil olan değil, kurnaz olan kazanıyor.