BEŞİKTAŞLILIK: BORÇTAN DEĞİL, DURUŞTAN ÖLÇÜLÜR

Burhan Akdağ

08-01-2026 22:40

Beşiktaş benim için bir kulüp değildir. 
Bir marka hiç değildir. 
O, vazgeçilemeyen tek aşktır. 
İnsanın bir aşkından vazgeçip, Beşiktaş'tan vazgeçmemesi bundandır.
Beşiktaşlıyım demek kolaydır. 
Ama Beşiktaşlı kalmak zordur. 
Çünkü Beşiktaşlılık; 
Kazanırken övünmek değil, 
kaybettiğinde bile onurunu, duruşunu ve omurgasını koruyabilmektir.
Bugün Beşiktaş'a bakıldığında insanın içi acıyor. 
Ama bu acı bir kayıptan değil, 
yanlışlardan geliyor.
Kulübün güncel borcu açıklandı: 
22 milyar 531 milyon 664 bin 293 TL.
Yıllar boyunca üst üste yapılan hatalar, 
hesapsız yönetimlerin, 
birbirini suçlayan ama aynaya bakmayan başkanların marifeti.
Oysa bir zamanlar… 
Beşiktaş, 
Süleyman Seba gibi bir efsanenin ellerindeydi. 
Borçsuzdu. 
Kasasında nakit vardı. 
Ve en önemlisi: onuru vardı.
Sonrası bir zincir gibi uzadı. 
Seba'dan sonra gelenlenler, 
hep bir öncekini suçladı. 
Ama her yeni dönem 
Beşiktaş'ı bir adım daha aşağı çekti.
•    Serdar Bilgili, kulübüne 17 milyon dolar borçla devretti.
•    Yıldırım Demirören, bu borcu 330 milyon TL'ye taşıdı.
•    Fikret Orman, borcunu TL'ye çevirdi ama 2 milyar 100 milyon TL bıraktı.
•    Ahmet Nur Çebi, bu rakamı 8 milyar 400 milyon TL'ye çıkardı.
•    Hasan Arat, 13 milyar 300 milyon TL borçla devretti.
•    Ve son olarak Serdal Adalı döneminde tablo: 22,5 milyar TL.
Bu bir başarısızlık zinciridir. 
Ama mesele sadece para değildir.
Mesele borç değil. 
Mesele, 
Beşiktaş'ın ahlakının 
ve hesap sorma geleneğinin 
her dönemde biraz daha yıpranmasıdır.
Ben Serdal Adalı'dan çok umutluydum. 
Çünkü Beşiktaş'ta umut her zaman vardır. 
Ama olmadı. 
Olmuyor.
Bugün gelinen noktada, 
yönetimin ne sahada 
ne mali yapıda 
elle tutulan, güven veren 
tek bir icraatı yoktur.
Son mali kongre bunu açıkça gösterdi. 
Bilmek isteyen için her şey apaçık oradaydı. 
Ama Beşiktaş'ta en çok eksik kalan şey şuydu: 
Öğrenilmesi, anlaşılması ve ders çıkarılması.
Beşiktaş'a gelen çarpıyor, giden çarpıyor. 
Çünkü Beşiktaş'ı yönetenler, 
onu umut etmiyor, 
fırsat olarak gördü.
Beşiktaş’ı bir sonraki yönetime gururla  emanet etmek değil fırsat olarak gördü.
Oysa Beşiktaşlılık; 
hesapla değil, 
hesap vermekle , 
şeffaflıkla 
ve en önemlisi 
utanma duygusuyla olur, vicdan ile yaşanır.

Bugün buradayız. 
Çünkü Beşiktaşlılık; 
biriktirilenlere göre bir tercih değil, 
bir duruştur, bir aştır. 
Ve biz Beşiktaş'ı 
sahada mücadelede, 
borç tablosunda da 
yalnız bırakmayız.
Ama şunu da söylüyoruz: 
Beşiktaş'ın sahibi yok. 
Sadece iyi yönetilmeyi özlemektedir.
Ve bir gün… 
Bu kulüp yeniden ayağa kalkacaksa, 
o gün borçla değil; 
Süleyman Seba'nın 
her zaman başladığı yerden, 
yani ahlaktan başlayacak.
Ben bir gazeteciyim. 
Sözün kıymetini, 
suskunluğun ağırlığını bilirim. 
Aynı zamanda Beşiktaş Kongre ve, 
Divan Kurulu Üyesiyim.
Ama her şeyden önce; 
Kazandığında da, 
kaybettiğinde de 
bu armaya sırtını dönmeyen 
bir Beşiktaşlıyım.
Bu benim için bir ömür meselesidir. 
Ve ne olursa olsun; 
bu sevda borçla eksilmez, 
çöküşle tükenmez. 
Çünkü adı Beşiktaş'tır… 
Ve Beşiktaş, vazgeçilmezdir.

DİĞER YAZILARI BU BİR SKANDAL DEĞİL, İNSANLIĞIN ÇÖKÜŞÜDÜR 01-01-1970 03:00 GÜLE GÜLE ŞEKERİM… 01-01-1970 03:00 BİR DURUŞUN ŞARKISI: TUĞBA ÖZAY VE “BİRİ SANA BİRİ BANA” 01-01-1970 03:00 BEŞİKTAŞ DURUŞUNA YAKIŞMADI 01-01-1970 03:00 SERGEN'E SALDIRMAK, BEŞİKTAŞ'A SALDIRMAKTIR 01-01-1970 03:00 ENGELLİ BİR MARTININ KANADINDA SAKLI HAYAT 01-01-1970 03:00 BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU… 01-01-1970 03:00 BEŞİKTAŞ'TA KİMSE ARMADAN BÜYÜK DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 BİR KALBİN SON RİTMİ ,DOĞDUĞU GÜN SUSTU. MUAZZEZ ABACIYI KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 KASIMIN RENGİ AŞKTIR 01-01-1970 03:00 HAVADA CUMHURİYET KOKUSU VAR 01-01-1970 03:00 SEVİLEN KADIN GÜZELLEŞİR, SEVEN ADAM GÜÇLENİR “İKİ KALP, BİR HAYAT: SEVGİNİN EN GÜZEL TANIMI” 01-01-1970 03:00 BİR OPERASYONUN ARDINDAN: İNSANLIK NEREDE KALDI? 01-01-1970 03:00 “BİR KALBİN RİTMİ: FATİH ÜREK” 01-01-1970 03:00 SERGEN'E SALDIRMAK, BEŞİKTAŞ'A SALDIRMAKTIR 01-01-1970 03:00 GÜLLÜ ZATEN BİR EFSANEYDİ… 01-01-1970 03:00 AHMET SELÇUK İLKAN: YAŞARKEN SÖYLENMESİ GEREKEN TEŞEKKÜR 01-01-1970 03:00 BİR SES, BİR YÜREK, BİR HAYAT: GÜLLÜ... TÜRKİYE'NİN GERÇEĞİ... 01-01-1970 03:00 PALU CUMHURİYET'İNDEN SEVGİLER.... ATA TOPRAKLARINDA BİR SABAH 01-01-1970 03:00 BEŞİKTAŞ: KAHIR DOLU KOMEDİ 01-01-1970 03:00 “KAYAHAN’IN ADI, EN ÇOK KIZLARININ NEFESİNDE YAŞAR” 01-01-1970 03:00 “MECLİS TATİLDE, ORMAN NÖBETTE, MEHMETÇİK KIŞLADA!” 01-01-1970 03:00 OZAN GÜVEN MESELESİNE BİR DE BURADAN BAKIN… 01-01-1970 03:00 HÜRRİYET’TE KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ BİR KÖŞE… 01-01-1970 03:00 “UÇAK HENÜZ KALKMAMIŞTI… AMA GÖNLÜMÜZDEN BİR YILDIZ DÜŞTÜ” 01-01-1970 03:00 MUHAMMED YAKUT'UN ÖLÜMÜ VE GERİDE KALAN SORU İŞARETLERİ... 01-01-1970 03:00 SESİ GİTTİ, HATIRASI KALDI: SABRİ UGAN’A VEDA… 01-01-1970 03:00 “BİR HAYAT DAHA YALNIZLIĞA YENİLDİ” 01-01-1970 03:00 DEMİR GÖRKEMLİ’DEN BUGÜNE… ZAMANIN ACIMASIZ YÜZÜ: LATİF AKGEDİK 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN FOTOĞRAFLAR, SESSİZ VEDA: EZGİ MOLA VE BİR DÖNEMİN ARDINDAN... 01-01-1970 03:00 BİR GÜZELLİĞİN SESSİZ VEDASI: NİHAL CANDAN... 01-01-1970 03:00 KELEBEK VE SESSİZLİĞİM 01-01-1970 03:00 “GÜLÜMSEYEREK DİRENDİ… SESSİZCE GİTTİ” ŞİMAL’E VEDA: BİR YILDIZ DAHA KAYDI… 01-01-1970 03:00 BARIŞA GİDEN YOL: TERÖRSÜZ BİR TÜRKİYE’DEN ÖNCE, ADALETSİZLİĞİN VE YOLSUZLUĞUN SON BULDUĞU BİR TÜRKİYE GEREK 01-01-1970 03:00 SOMA’YI UNUTMA! 301 CAN İÇİN YAZILDI BU SATIRLAR… 01-01-1970 03:00 "ÜÇ FİDAN: BİR BAHARIN BOYNU BÜKÜK HİKÂYESİ" 01-01-1970 03:00 ONLAR SADECE ADAY DEĞİL, BEŞİKTAŞ’IN ONUR MUHAFIZLARIDIR! 01-01-1970 03:00 BİR VEDA, BİR HATIRA: SIRRI SÜREYYA ÖNDER 01-01-1970 03:00