İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, İspanya’nın Kanarya Adaları açıklarında “UNITED S” adlı gemide yaklaşık 10 ton kokain ele geçirilmesine ilişkin haberler üzerine başlattığı soruşturma kapsamında çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı. 7 Ocak’ta gerçekleştirilen uluslararası operasyonda, gemide bulunan 4’ü Türk 13 mürettebatın yakalandığı belirlenmişti.
Savcılık talimatıyla Türkiye genelinde 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında Çetin Gören’in de bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 10’u “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından tutuklanırken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılığın Tutuklamaya Sevk Yazısı Gün Yüzüne Çıktı
Savcılığın şüpheliler hakkında hazırladığı tutuklamaya sevk yazısı ortaya çıktı.
Habertürk’ten Ceylan Sever’in haberine göre; sevk yazısında alınan ifadeler, tanık beyanları ve yazışmalar delil olarak değerlendirilerek, Çetin Gören’in liderliğini yaptığı bir suç örgütünün kurulduğu ve United-S adlı gemide ele geçirilen 10 ton kokainin taşınmasının bizzat Gören’in talimatıyla organize edildiği kaydedildi.
“Gemiyi Paravan Şirket Üzerinden Yönetti” İddiası
Savcılığın değerlendirmesinde, Çetin Gören’in uyuşturucu ticaretini gizlemek amacıyla Honduras merkezli “COPA MARİTİME CO” adlı paravan şirketi kurdurduğu, United-S isimli geminin de bu şirkete ait olduğu belirtildi. Geminin sevk ve idaresinin ise Çetin Gören’in talimatları doğrultusunda yönlendirildiği ifade edildi.
Savcılık, Çetin Gören’in 10 ton kokainin taşınması işini diğer şüphelilerle birlikte üstlendiğini öne sürdü.
Şüphelilerin Örgüt İçindeki Rolleri Tek Tek Anlatıldı
Sevk yazısında;
-
Engin Çavuş’un, sürekli olarak Çetin Gören’in yanında olduğu ve talimatlarını yerine getirerek örgüt içinde kritik bir konuma sahip olduğu,
-
Hasan Can ile Süleyman Madi’nin, birlikte hareket ederek gemi tedarikini sağladıkları ve gemiyi 10 ton kokain taşımaya hazır hale getirdikleri,
-
Mehmet Murat Buldanlıoğlu’nun, Çetin Gören’in talimatıyla başkası adına şirket kurarak United-S gemisini bu şirket üzerine kaydettirdiği ve geminin seyr-ü sefere hazırlanmasında aktif rol oynadığı ifade edildi.
Şüpheli Faris Diab’ın ise gerekli kuruluşlarla irtibat kurarak geminin seyr-ü sefere hazır hale getirilmesini sağladığı değerlendirildi.
İspanya’da Tutuklu Türklerle Bağlantı
Sevk yazısında, Ahmed Almassri ve Semra Almassri’nin, gemi tedariki sürecinde diğer şüphelilere yardımcı oldukları, Mesut Yalçın’ın ise İspanya’da tutuklu bulunan Türk vatandaşlarıyla irtibat kurarak Libya’ya hareket ettiği ve gemi mürettebatının temininde rol aldığı iddia edildi.
Şirket Sahibi “Haberim Yoktu” Dedi, Savcılık İnanmadı
Geminin bağlı olduğu şirketin sahibi olarak görünen İbrahim Yılmaz, şirketi kendisinin kurmadığını ve olaydan haberi olmadığını savundu. Ancak savcılık, Yılmaz’ın bu beyanlarını “suçtan kurtulmaya yönelik” olarak değerlendirdi.
Yılmaz’ın pasaportunun başka bir ülkede şirket kuruluşunda kullanıldığı halde bundan haberi olmadığını söylemesi, “hayatın olağan akışına aykırı” bulundu. Savcılık, Yılmaz’ın da örgüt faaliyetleri kapsamında hareket ettiğini kaydetti.
Savcılık: “Gören Örgütü Kurdu, Diğerleri Kokaini Taşıdı”
Savcılık, tüm deliller ışığında Çetin Gören’in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve yöneticisi olduğu, diğer şüphelilerin ise Gören’in talimatları doğrultusunda United-S gemisinde ele geçirilen 10 ton kokainin taşınmasına fiilen katıldıkları kanaatine vardı.
Şüphelilerin kaçma şüphesinin bulunduğu, suçun ağırlığı, kullanılan araçlar ve ortaya çıkan tehlike gerekçeleriyle “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İhraç Etme” ve “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” suçlarından tutuklanmaları talep edildi.
