Oyuncu Tuba Ünsal ile iş insanı Murat Pilevneli, 2010 yılında evlenmiş ve bu evlilikten Sare adını verdikleri bir kızları dünyaya gelmişti. Çift, 2012 yılında ise yollarını ayırmıştı.

İddiaya göre Ünsal, ayrılığın ardından ekonomik sıkıntı yaşayan eski eşine destek vererek şirketinin ayakta kalmasına katkı sağladı ve yatırımcı bulunmasına yardımcı oldu. Ancak Pilevneli’nin, şirketine ortak olan yatırımcılar aracılığıyla bazı borçlarını kapatırken Ünsal’a olan borcunu ödemediği öne sürüldü.

Sabah gazetesinden Bülent Cankurt’un haberine göre; Pilevneli’nin geçmişte birlikte olduğu kişiler ve yakın çevresine olan borçlarını ödediği, ancak Ünsal’a ödeme yapmadığı iddia edildi. Bu durum üzerine eski eşine ulaşmaya çalışan Ünsal’ın, Pilevneli tarafından engellendiğini öğrendiği belirtildi.

Yaşananların ardından harekete geçen Ünsal’ın, eski eşine karşı hukuki süreç başlatmaya hazırlandığı ifade edildi. Oyuncunun bu gelişmeler üzerine “susmamayı seçtiği” konuşuluyor.

"15 YIL SUSTUM, İLK KEZ SUSMAMAYI SEÇİYORUM"

Tuba Ünsal, çıkan haberlerin ardından açıklamada bulundu ve haberleri doğruladı. Ünsal, "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî der ki; Yükünü taşıyabildiğin kadar değil, bırakabildiğin kadar özgürsün. Yazılanlar doğrudur. Artık utanç yer değiştirmeli. 15 yıl sustum. 'Kol kırılır yen içinde kalır' dedim. Her şeyi tek başıma taşıdım. Ama bir şeyi tek başına yapabiliyor olmak, onu sonsuza kadar taşımak zorunda olduğun anlamına gelmiyor. Bir çocuk, iki kişinin sorumluluğudur. Ve tek başıma her şeyle, maddi manevi mücadele etmekten yoruldum. Bugün ilk kez susmamayı seçiyorum" dedi.

Oyuncu ayrıca şöyle devam etti:

"Sırtımdaki yükü, adaletin önünde ait olduğu yere bırakıyorum. Benim gibi güçlü kadınlara hep aynı şey söylenir: Sus. Laf olur. Kadın suçlanır. Ve zamanla gerçekten susmayı öğreniyoruz. Yutmayı, toparlamayı, idare etmeyi... Biz böyle sindiriliyorsak, daha az gücü olan kadınlar neler yaşıyor, düşünmek bile ağır. Bu meseleyi büyütmek, magazinleştirmek istemiyorum. Ailemi bugüne kadar nasıl koruduysam, yine öyle korumak istiyorum. Ama bir yerden sonra susmak, korumak olmuyor. Sadece adaletsizliği büyütüyor. Son 6 aydır içimde taşıdığım şey artık bedenime de, hayatıma da sığmıyor. Nefes alamadığın yerde susmaya devam edemezsin. Bu yüzden bugün, sadece kendim için değil, bir çocuğun hakkı için de konuşuyorum. Ve ilk kez, yükü tek başıma taşımayı reddediyorum."