Rektör Abdurrahim Alkış’ın kardeşi Abdullah Alkış, üniversitenin açtığı bir kişilik büro personeli ilanının kendisi için hazırlandığını açıkça duyurdu. Facebook hesabından yaptığı paylaşımda kadronun “adrese teslim” olduğunu söyleyen Alkış’ın ifadeleri kamuoyunda büyük tepki çekti.

“Kadro benim için hazırlandı, ilan sadece prosedür”
Oda TV’nin haberine göre daha önce üniversitede güvenlik görevlisi olarak çalışıp şikayetler sonrası kadrosu iptal edilen Abdullah Alkış, bu kez yine abisinin rektör olduğu üniversitede büro personeli olarak alınacağını duyurdu.
Paylaşımında şu ifadeler dikkat çekti:
“Kadro benim için hazırlandı, ilan sadece kanun gereği prosedürdür. Aralık ayında Rektörlük Dış İlişkiler Koordinatörlüğünde çalışmaya başlıyorum. Bu üniversitenin gerçek sahibinin biz olduğunu bir kez daha göstereceğiz.”
“Rektör abime kafa tutanlar üniversitede barınamaz”
Abdullah Alkış’ın paylaşımında kullandığı tehditkâr ifadeler ise tartışmayı daha da büyüttü:
“Rektör abime kafa tutanların üniversitede barınamadığını zaten gösterdik. Güvenlik kadromu iptal ettiren o namussuzlara ders verme sırası geldi.”
“Özel oda, özel görev… Her şey planlandı”
Alkış, görevine başlayacağı birimin ve hatta kendisine hazırlanacağını söylediği odanın bile planlandığını belirtti:
“Üniversitede klimalı, bilgisayarlı, şahsıma özel odamda büro personeli olarak çalışacağım. Abim sözünde durdu.”
Teknisyen kadrosu da paylaşıldı: “O da abimin dostunun yakını için”
Skandal bununla da sınırlı kalmadı. İlana eklenen diğer kadroları da açıklayan Alkış, teknisyen kadrosunun kim için açıldığını açıkça yazdı:
“Teknisyen kadrosu abimin çok sevdiği bir dostunun yakını için açıldı. Boşuna başvurmayın.”
Sadece bir kadro için “uygun aday” aradığını belirterek dostlarını yönlendirdi:
“Güvenlik görevlisi kadrosu müsait. Şartları tutan ve bizden yana nasibi olan dostlarım başvurabilir.”
Kamuoyunda büyük tepki: Üniversiteye “çiftlik” benzetmesi
Alkış’ın açıkça yazdığı bu ifadeler, kamuoyunda liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Üniversite kadrolarının aile içi güç gösterisine dönüştürüldüğü yorumları yapılırken,
“Bu üniversitenin gerçek sahibi biziz”
“Şikayet edenleri üniversiteden sildik”
gibi söylemler hukuken soruşturma konusu olabilecek nitelikte.
Şırnak Üniversitesi ve YÖK cephesinden ise henüz bir açıklama yapılmadı.
