Türkiye’de ticaret hayatının vazgeçilmez ödeme araçlarından biri olan çek, bu kez büyük bir sahtecilik iddiasıyla gündeme geldi. İstanbul’da faaliyet gösteren bir inşaat firmasının, “borcu çekle ödedik” diyerek mahkemeye sunduğu belgeler, yapılan incelemeler sonucunda sahte imza ve kaşe iddialarıyla çöktü. Olayla ilgili üç isim hakkında 15’er yıla kadar hapis cezası istendi.

İNŞAAT VE MOBİLYA ANLAŞMASI YARGIYA TAŞINDI

Yalvaç Grup’un patronu Şefik Yalvaç (44) ile Miras Mimarlık Mobilya sahibi Akın M. (50) arasında ticari bir ilişki kuruldu. Miras Mimarlık, Yalvaç’a ait bir inşaat projesinin mobilya işlerini üstlendi. Yapılan işlerin ardından firma, 668 bin TL alacaklı kaldı.

Taraflar arasında yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca Miras Mimarlık, Yalvaç Grup İnşaat hakkında icra takibi başlattı. Borçlu şirketin itirazı üzerine dosya, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne taşındı.

“BORÇ ÇEKLE ÖDENDİ” DENİLDİ, İMZA SAHTE ÇIKTI

Dava sürerken Yalvaç Grup, dosyaya kritik bir belge sundu. Belgeye göre şirket, borcunu çekle ödemişti. Çekin arkasında Miras Mimarlık’a ait olduğu öne sürülen kaşe ve ciro bulunuyordu.

Ancak alacaklı şirketin avukatları, çekin kendilerine hiç verilmediğini, üzerindeki kaşe ve imzanın sahte olduğunu ileri sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

ARACI İSİMLER İFADE VERDİ, İTİRAF GELDİ

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, çekin sahibi Şefik Yalvaç, çekte ciro imzası bulunan Yunus Yüce (41) ve çeki bankadan tahsil eden Buğra Yürük (50) hakkında soruşturma başlattı.

Şefik Yalvaç ifadesinde, yılda yaklaşık 100 milyon TL’lik çek kestiklerini belirterek borç varsa ödeme niyetinde olduğunu söyledi.
Kaporta ustası olduğunu ifade eden Buğra Yürük, çeki Yunus Yüce’nin verdiğini ve sadece bankadan tahsil ettiğini söyledi.
Yunus Yüce ise komisyon karşılığı aracılık yaptığını kabul ederek işlemleri itiraf etti.

SAVCILIK: NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK VE SAHTECİLİK

Savcı Müslüm Erboğa, soruşturma sonunda üç şüpheli hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi evrakta sahtecilik” suçlarından dava açtı.

Hazırlanan iddianame İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıkların 15’er yıl hapis cezasıyla yargılanmaları istenirken, ilk duruşma için haziran ayı ortasına gün verildi.