Finans çevrelerinde “tahvil patladı” yorumlarıyla yankı bulan gelişme, Zülfikarlar Grubu’nun finansal yapısı ve Akça Kimya’nın likidite durumu hakkında soru işaretleri doğurdu.
Yüksek Faizle “Güvenli Yatırım” Olarak Satıldı
Söz konusu tahvil, piyasada “yüksek getirili, güvenli yatırım” olarak tanıtılmıştı. Ancak vade tarihinin gelmesine rağmen ödeme yapılmaması, küçük yatırımcıda şok etkisi yarattı. Yatırımcılar, Akça Kimya ve grup şirketlerinin ödeme gücünü sorgulamaya başladı.
Şirketten Resmî Açıklama
Tahvil ihraççısı şirketin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“AKÇA KİMYEVİ MADDELER NAKLİYAT TİCARET VE SANAYİ A.Ş. tarafından ihraç edilen TRFAKCKK2510 ISIN kodlu özel sektör borçlanma aracına ilişkin 04.11.2025 tarihli itfa ödeme işlemi, ihraççı kuruluşun ödeme tutarını aktarmaması nedeniyle Kuruluşumuz aracılığı ile gerçekleştirilememiştir.”
Bu açıklama, ödeme krizinin şirket kaynaklı olduğunu resmen teyit etmiş oldu.
Likidite Krizi İddiası
Sektör kaynakları, Akça Kimya’nın son dönemde artan hammadde maliyetleri ve yüksek borç yükü nedeniyle likidite sıkıntısı yaşadığını belirtiyor. Grup şirketlerinin genelinde yüksek faiz ortamı nedeniyle nakit akışında daralma olduğu iddia ediliyor.

İsfendiyar Zülfikari Kimdir?
1976 doğumlu iş insanı İsfendiyar Zülfikari, Zülfikarlar Grubu’nun üçüncü kuşak temsilcisi. Boston College mezunu olan Zülfikari, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sermaye Piyasaları üzerine yüksek lisans yaptı.
2001 yılından bu yana Zülfikarlar Grubu Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Zülfikari, iş dünyasında “sessiz ama etkili” bir figür olarak tanınıyor.
SPK ve Yatırımcı Tepkisi
Tahvil ödemesinin yapılamaması sonrasında yatırımcıların Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) ve Takasbank’a başvuru hazırlığında olduğu öğrenildi. Eğer ödeme kısa sürede yapılmazsa, temerrüt süreci resmen başlayabilir. Bu da hem Akça Kimya’nın hem de Zülfikarlar Grubu’nun kredi notunu ciddi şekilde etkileyebilir.
Finansal Güven Erozyonu
Akça Kimya krizi, özel sektör tahvillerine olan güveni de zedeliyor. Uzmanlara göre bu olay, son dönemde artan “yüksek faizli özel tahvil” furyasına da darbe vurabilir.
